Kolorektal kanser, kalın bağırsağın bölümleri olan kolon veya rektumda başlayan kanser türüdür. Tümörün başladığı bölgeye göre bu hastalık kolon kanseri veya rektum kanseri olarak adlandırılır. Ancak bu iki kanser tipi, hem gelişim mekanizmaları hem de klinik özellikleri açısından büyük ölçüde benzerlik gösterdiği için genellikle birlikte değerlendirilir.
Bu nedenle günlük pratikte ve tıbbi literatürde çoğunlukla “kolorektal kanser” başlığı altında ele alınır.
Kolorektal kanser, kalın bağırsağın yani kolonun veya rektumun iç yüzeyini döşeyen hücrelerden gelişen kötü huylu tümörlerin genel adıdır. Dünyada en sık görülen kanserlerden biri olan kolorektal kanser, her yıl yaklaşık 2 milyon yeni kişide teşhis edilmekte ve 900 binden fazla kişinin yaşamını kaybetmesine neden olmaktadır.
Bununla birlikte kolorektal kanser, erken tanı konulduğunda tamamen tedavi edilebilen ve çoğu zaman önlenebilen kanserlerden biridir. Hastalığın büyük bölümü bağırsak içerisinde yıllar içinde gelişen poliplerden kaynaklanır. Bu nedenle düzenli tarama programları ve kolonoskopi sayesinde kanser henüz oluşmadan önce riskli lezyonlar tespit edilerek çıkarılabilir.
Günümüzde modern cerrahi teknikler, yüksek çözünürlüklü görüntüleme yöntemleri, moleküler tanı testleri, hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapi sayesinde kolorektal kanser tedavisinde geçmişe göre çok daha başarılı sonuçlar elde edilmektedir.
İçindekiler
- Kolon ve Rektumun Yapısı
- Kolon ve Rektumun Görevi
- Kolorektal Kanser Nasıl Başlar?
- Polip Türleri
- Adenomatöz Polipler
- Hiperplastik ve İnflamatuvar Polipler
- Serrated Polipler
- Poliplerin Kansere Dönüşme Riskini Artıran Faktörler
- Polipten Kansere Giden Yol
- Kolonoskopi Neden Hayat Kurtarır?
- Her Polip Kansere Dönüşür Mü?
- Kolorektal Kanser Nasıl Yayılır?
- Kolon ve Rektumda Görülen Kanser Türleri
- Adenokarsinom Alt Tipleri
- Daha Nadir Görülen Tümörler
- Kolorektal Kanser Neden Bu Kadar Önemlidir?
- Türkiye'de Kolorektal Kanser
- Son Yıllarda Gençlerde Kolon Kanseri Neden Artıyor?
- Kolorektal Kanser Önlenebilir Mi?
- Bilmeniz Gereken En Önemli Nokta
Kolon ve Rektumun Yapısı
Kolorektal kanseri daha iyi anlayabilmek için öncelikle kolon ve rektumun normal yapısını ve işlevini bilmek gerekir. Kolon ve rektum birlikte kalın bağırsağı oluşturur. Kalın bağırsak, sindirim sisteminin önemli bir parçasıdır ve gastrointestinal sistem yani GI sistem olarak adlandırılan yapının içinde yer alır.
Kolon, yaklaşık 1.5 metre uzunluğunda kaslı bir tüptür ve sindirim sürecinin son aşamalarında görev alır.
Kolon, besinin ilerleme yönüne göre farklı bölümlere ayrılır:
- Çıkan kolon: İnce bağırsaktan gelen sindirilmemiş besinlerin ulaştığı çekumdan başlar ve karın sağ tarafında yukarı doğru uzanır.
- Transvers kolon: Karın içinde sağdan sola doğru uzanan bölümdür.
- İnen kolon: Sol tarafta aşağı doğru ilerleyen bölümdür.
- Sigmoid kolon: “S” şeklinde kıvrımlı yapısı ile rektuma bağlanan son kolon bölümüdür.
Sigmoid kolon, rektuma açılır ve rektum da anüs ile sonlanır.
Anatomik olarak çıkan ve transvers kolon proksimal kolon, inen ve sigmoid kolon ise distal kolon olarak adlandırılır.
Kolon ve Rektumun Görevi
Kolonun temel görevi, ince bağırsaktan gelen sindirilmiş besin artıklarından su ve tuzun emilmesini sağlamaktır. Bu süreç sonunda geriye kalan atık materyal dışkı haline gelir ve rektuma iletilir.
Rektum, sindirim sisteminin son yaklaşık 15 cm’lik kısmıdır ve dışkının geçici olarak depolandığı bölgedir. Dışkı, anüsten dışarı atılana kadar burada tutulur.
Anüs çevresinde bulunan halka şeklindeki kaslar yani sfinkterler, dışkının kontrolsüz şekilde çıkmasını engeller. Bu kaslar sadece dışkılama sırasında gevşer ve böylece kontrollü boşaltım sağlanır.
Kolorektal Kanser Nasıl Başlar?
Kolorektal kanserlerin büyük çoğunluğu, kolon veya rektumun iç yüzeyinde gelişen küçük büyümelerden başlar. Bu büyümelere polip adı verilir.
Polipler oldukça yaygındır ve özellikle yaş ilerledikçe görülme sıklığı artar. Çoğu polip iyi huyludur ve kanser değildir. Ancak bazı polip türleri zaman içinde hücresel değişiklikler geçirerek kansere dönüşebilir.
Bu dönüşüm genellikle yavaş ilerler ve yıllar içinde gerçekleşir. Bu nedenle poliplerin erken dönemde tespit edilmesi, kolorektal kanserin önlenmesinde kritik öneme sahiptir.
Polip Türleri
Kolorektal bölgede farklı polip türleri görülebilir ve her birinin kansere dönüşme riski farklıdır.
Adenomatöz Polipler
Adenomatöz polipler, kolorektal kanser gelişimi açısından en önemli polip grubudur. Bu polipler zamanla kansere dönüşebildiği için kanser öncüsü yani prekanseröz olarak kabul edilir.
Adenomların üç ana tipi vardır:
- Tübüler adenomlar
- Villöz adenomlar
- Tübülovillöz adenomlar
Tübüler adenomlar en sık görülen tiptir. Villöz adenomlar ise daha nadir olmakla birlikte kansere dönüşme olasılığı daha yüksektir.
Hiperplastik ve İnflamatuvar Polipler
Bu polipler daha sık görülür ancak genel olarak kanser öncüsü değildir. Bununla birlikte, özellikle 1 cm’den büyük hiperplastik polipleri olan kişilerde, kolonoskopi ile daha sık takip gerekebilir.
Serrated Polipler
- Sessil serrated polipler
- Geleneksel serrated adenomlar
Serrated polipler, kansere dönüşme risklerinin daha yüksek olması nedeniyle klinik olarak adenomlara benzer şekilde değerlendirilir.
Poliplerin Kansere Dönüşme Riskini Artıran Faktörler
Bazı özellikler, bir polipin kansere dönüşme olasılığını artırır:
- Polip boyutu: 1 cm’den büyük olması
- Polip sayısı: 3’ten fazla polip bulunması
- Histolojik özellik: Displazi varlığı
Displazi, hücrelerin normalden farklı görünmesi anlamına gelir. Bu hücreler henüz kanser değildir ancak kansere dönüşme potansiyeline sahiptir.
Polipten Kansere Giden Yol
Bilimsel çalışmalar kolorektal kanserlerin büyük bölümünün aşağıdaki süreçten geçtiğini göstermektedir:
- Normal bağırsak mukozası
- Küçük adenom
- Büyük adenom
- İleri adenom
- Erken kanser
- İnvaziv kolorektal kanser
Bu sürece adenom-karsinom sekansı adı verilir. Bu dönüşüm çoğu hastada yaklaşık 7-10 yıl sürmektedir. İşte bu uzun zaman aralığı, kolorektal kanser tarama programlarının başarısının temel nedenidir.
Kanser gelişmeden önce riskli poliplerin tespit edilmesi ve çıkarılması mümkündür.
Kolonoskopi Neden Hayat Kurtarır?
Birçok kanser tarama yöntemi yalnızca hastalığı erken dönemde yakalayabilir. Kolonoskopi ise farklıdır. Çünkü kolonoskopi sırasında:
- Polipler tespit edilebilir.
- Aynı seansta çıkarılabilir.
- Kanser öncüsü lezyonlar ortadan kaldırılabilir.
- Gerekirse biyopsi alınabilir.
Başka bir deyişle kolonoskopi yalnızca tanı koyan değil, aynı zamanda koruyucu bir işlemdir. Bu nedenle günümüzde kolorektal kanserden korunmada en etkili yöntemlerden biri olarak kabul edilmektedir.
Her Polip Kansere Dönüşür Mü?
Hayır. Kalın bağırsakta görülen poliplerin büyük bölümü hiçbir zaman kansere dönüşmez. Ancak hangi polibin ileride kanserleşeceğini kesin olarak öngörmek mümkün değildir.
Bu nedenle uluslararası kılavuzlar saptanan poliplerin mümkün olduğunca tamamen çıkarılmasını önermektedir. Patoloji sonucuna göre sonraki kolonoskopi takip aralıkları belirlenir.
Kolorektal Kanser Nasıl Yayılır?
Eğer bir polipte kanser gelişirse, zamanla bağırsak duvarına doğru ilerleyebilir. Kolon ve rektum duvarı birden fazla katmandan oluşur. Kolorektal kanser genellikle en iç tabaka olan mukozadan başlar ve ilerleyerek daha derin katmanlara yayılabilir.
Kanser hücreleri bu katmanları aştığında kan damarlarına ve lenf damarlarına ulaşabilir. Bu sayede yakın lenf bezlerine veya vücudun uzak bölgelerine yayılım yani metastaz gerçekleşebilir.
Kolorektal kanser evresi, tümörün bağırsak duvarına ne kadar ilerlediği ve vücudun diğer bölgelerine yayılıp yayılmadığına göre belirlenir.
Kolon ve Rektumda Görülen Kanser Türleri
Kolorektal kanserlerin büyük çoğunluğu adenokarsinomdur. Bu tümörler, kolon ve rektumun iç yüzeyini kaplayan ve mukus üreten hücrelerden gelişir. Klinik pratikte kolorektal kanser denildiğinde genellikle bu tip kastedilir.
Adenokarsinom Alt Tipleri
Bazı alt tipler daha agresif seyredebilir ve prognozları daha kötü olabilir:
- Yüzük hücreli tip
- Müsinöz tip
Daha Nadir Görülen Tümörler
Kolon ve rektumda daha nadir olarak farklı tümör tipleri de görülebilir.
Karsinoid tümörler, bağırsakta hormon üreten özel hücrelerden gelişir.
Gastrointestinal stromal tümörler, sindirim sistemi duvarındaki hücrelerden kaynaklanır. En sık mide ve ince bağırsakta görülür, kolon ve rektumda nadirdir.
Lenfomalar, bağışıklık sistemi hücrelerinden gelişir. Genellikle lenf bezlerinde başlar ancak kolon ve rektumda da görülebilir.
Sarkomlar, bağırsak duvarındaki kas, damar veya bağ dokusundan gelişir. Oldukça nadir görülür.
Kolorektal Kanser Neden Bu Kadar Önemlidir?
Kolorektal kanser, dünyada en sık görülen üçüncü kanser türü ve kansere bağlı ölümlerin ikinci en sık nedenidir.
Her yıl yaklaşık:
- 1,9 milyon yeni vaka görülmektedir.
- 900 binden fazla kişi yaşamını kaybetmektedir.
- Her 10 kanser vakasından biri kolorektal kanserdir.
- Kansere bağlı ölümlerin yaklaşık %9'u kolorektal kanser nedeniyle gerçekleşmektedir.
Bu rakamlar kolorektal kanserin yalnızca bireysel değil, aynı zamanda küresel bir halk sağlığı sorunu olduğunu göstermektedir.
Türkiye'de Kolorektal Kanser
Türkiye'de kolorektal kanser en sık görülen kanserler arasında yer almaktadır. Sağlık Bakanlığı verilerine göre erkeklerde en sık görülen ilk üç kanserden biridir. Kadınlarda da en sık görülen ilk üç kanser arasında yer almaktadır. Her yıl yaklaşık 20.000 yeni kalın bağırsak kanseri vakası tanı almaktadır.
Buna rağmen toplumdaki farkındalık halen yeterli düzeyde değildir. Birçok hasta ilk kez bağırsak tıkanıklığı, kansızlık veya kanama gibi ileri dönem belirtiler ortaya çıktığında doktora başvurmaktadır.
Oysa erken evrede tanı konulan hastalarda tedavi başarısı belirgin şekilde yüksektir.
Son Yıllarda Gençlerde Kolon Kanseri Neden Artıyor?
Geçmişte kolon kanseri çoğunlukla ileri yaş hastalığı olarak kabul edilirdi. Ancak son yıllarda özellikle 50 yaş altındaki bireylerde gençlerde kolon kanseri görülme sıklığında dikkat çekici bir artış gözlenmektedir.
Bu artışın kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte aşağıdaki faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir:
- Obezite
- Hareketsiz yaşam tarzı
- İşlenmiş gıda tüketimi
- Liften fakir beslenme
- Bağırsak mikrobiyotasındaki değişiklikler
- Çevresel faktörler
- Genetik yatkınlık
Bu nedenle birçok uluslararası kuruluş tarama yaşını 50'den 45'e indirmiştir. Genç yaşta görülen dışkıda kanama, açıklanamayan kansızlık veya bağırsak alışkanlıklarında değişiklik gibi belirtiler “hemoroid” denilerek geçiştirilmemelidir.
Kolorektal Kanser Önlenebilir Mi?
Evet. Kolorektal kanser, büyük ölçüde önlenebilen kanserlerden biridir.
Riski azaltmak için:
- Düzenli egzersiz yapmak
- İdeal kiloyu korumak
- Liften zengin beslenmek
- Sebze ve meyve tüketimini artırmak
- İşlenmiş et tüketimini azaltmak
- Sigara kullanmamak
- Alkol tüketimini sınırlamak
- Düzenli tarama programlarına katılmak
önerilmektedir. Ancak korunmada en etkili yöntem düzenli kolonoskopik taramadır.
Bilmeniz Gereken En Önemli Nokta
Kolorektal kanser günümüzde yalnızca erken teşhis edilebilen değil, aynı zamanda büyük ölçüde önlenebilen bir kanserdir.
Dışkıda kanama, bağırsak alışkanlıklarında değişiklik, açıklanamayan kansızlık, karın ağrısı veya kilo kaybı gibi belirtiler mutlaka değerlendirilmelidir.
Özellikle 45 yaş sonrasında düzenli tarama programlarına katılmak ve önerilen aralıklarla kolonoskopi yaptırmak yaşam kurtarıcı olabilir.