Mide kanseri tanısı tek bir tetkikle konulmaz. Tanı süreci; hastanın şikâyetlerinin değerlendirilmesi, endoskopi ile mide iç yüzeyinin incelenmesi, biyopsi ile kesin tanının konulması ve hastalığın yayılımının (evresinin) belirlenmesinden oluşur.
Günümüzde mide kanserinin doğru tedavisi için yalnızca tümörün varlığını saptamak yeterli değildir. Kanserin yeri, büyüklüğü, mide duvarındaki derinliği, lenf nodlarına veya diğer organlara yayılıp yayılmadığı ve tümörün moleküler özellikleri de ayrıntılı olarak değerlendirilmelidir.
Bu nedenle tanı süreci, uluslararası kılavuzların önerdiği şekilde belirli basamaklar hâlinde ilerler.
İçindekiler
Mide Kanseri Tanı Süreci
1. Klinik Değerlendirme
Tanı süreci ayrıntılı hasta öyküsü ile başlar.
Doktorunuz;
- şikâyetlerinizin ne zaman başladığını,
- kilo kaybı olup olmadığını,
- iştah durumunuzu,
- ailede mide kanseri öyküsünü,
- sigara ve alkol kullanımını,
- Helicobacter pylori enfeksiyonu geçmişinizi,
- kullandığınız ilaçları
değerlendirir.
Ardından fizik muayene yapılır ve gerekli görülen kan testleri istenir.
Bu aşamada mide kanseri kesin olarak teşhis edilemez ancak ileri inceleme gerekip gerekmediği belirlenir.
2. Üst Gastrointestinal Sistem Endoskopisi
Endoskopi, mide kanseri tanısında en önemli ve en güvenilir inceleme yöntemidir.
Ucunda yüksek çözünürlüklü kamera bulunan ince ve esnek bir cihaz ağızdan ilerletilerek;
- yemek borusu,
- mide,
- onikiparmak bağırsağı
ayrıntılı olarak incelenir.
Endoskopi sayesinde;
- ✔ tümör doğrudan görülebilir
- ✔ tümörün tam yeri belirlenebilir
- ✔ kanama veya ülser varlığı değerlendirilebilir
- ✔ aynı seansta biyopsi alınabilir.
-
3. Biyopsi
Mide kanseri tanısı yalnızca endoskopik görüntü ile konulamaz.
Kesin tanı için şüpheli görülen bölgeden küçük doku örnekleri alınması gerekir.
Bu işleme biyopsi adı verilir.
Biyopsi;
- endoskopi sırasında yapılır,
- ağrı oluşturmaz,
- birkaç dakika sürer.
Bazı hastalarda ilk biyopsi yeterli olmayabilir.
Şüphe devam ediyorsa tekrar biyopsi alınması gerekebilir.
4. Patoloji İncelemesi
Alınan biyopsi örnekleri patoloji laboratuvarında ayrıntılı olarak incelenir.
Patoloji uzmanı;
- kanser olup olmadığını,
- tümörün tipini,
- adenokarsinom olup olmadığını,
- intestinal veya diffüz tip olduğunu,
- diferansiyasyon derecesini,
- signet-ring hücre varlığını
belirler.
Bu bilgiler tedavi planının temelini oluşturur.
5. Moleküler İncelemeler
Modern mide kanseri tedavisinde yalnızca patoloji raporu yeterli değildir.
Günümüzde tümör dokusunda yapılan moleküler analizler sayesinde hastaya en uygun tedavi seçilebilmektedir.
Patoloji örneklerinde gerektiğinde aşağıdaki biyobelirteçler değerlendirilir.
HER2
HER2 pozitif hastalarda trastuzumab gibi hedefe yönelik tedaviler uygulanabilir.
MSI (Mikrosatellit İnstabilitesi)
MSI-H tümörlerde immünoterapiden fayda görme olasılığı daha yüksektir.
PD-L1
PD-L1 (CPS) sonucu immünoterapi kararını etkileyen önemli biyobelirteçlerden biridir.
Claudin 18.2
Son yıllarda geliştirilen yeni hedefe yönelik tedaviler açısından önem taşımaktadır.
Günümüzde mide kanseri tedavisi her hasta için aynı değildir. Moleküler testler sayesinde tedavi, tümörün biyolojik özelliklerine göre kişiye özel planlanabilmektedir.
6. Hastalığın Evrelenmesi
Kanser tanısı doğrulandıktan sonra en önemli soru şudur:
"Kanser yalnızca midede mi, yoksa vücudun başka bölgelerine de yayılmış mı?"
Bu sorunun cevabı tedavi planını tamamen değiştirebilir.
Bu nedenle çeşitli görüntüleme yöntemleri kullanılarak hastalığın evresi belirlenir.
Toraks ve Batın Bilgisayarlı Tomografisi (BT)
Kontrastlı toraks ve batın BT;
- mide duvarını,
- lenf nodlarını,
- karaciğeri,
- akciğerleri,
- karın içini
değerlendirmede temel görüntüleme yöntemidir.
PET-BT
PET-BT her hastada gerekli değildir.
Ancak;
- uzak metastaz şüphesi,
- BT'de şüpheli bulgular,
- ileri evre hastalık
durumlarında önemli bilgiler sağlayabilir.
Manyetik Rezonans (MR)
MR özellikle karaciğer metastazlarının değerlendirilmesinde veya seçilmiş hastalarda ek bilgi sağlar.
Endoskopik Ultrason (EUS)
Endoskopik ultrason, tümörün mide duvarının hangi katmanına ulaştığını göstermede en başarılı yöntemlerden biridir.
Özellikle erken evre mide kanserlerinde tedavi planını belirlemede büyük önem taşır.
Tanısal Laparoskopi
Bazı hastalarda görüntüleme yöntemleri yeterli olmayabilir.
Bu durumda karın içerisi küçük kesilerden yerleştirilen kamera ile doğrudan incelenebilir.
Tanısal laparoskopi sayesinde BT'de görülemeyen küçük periton metastazları saptanabilir.
Periton Lavajı (Periton Sitolojisi)
Tanısal laparoskopi sırasında karın boşluğu serum ile yıkanarak sıvı örneği alınabilir.
Bu sıvıda serbest kanser hücrelerinin araştırılmasına periton sitolojisi denir.
Periton sitolojisinin pozitif olması tedavi planını değiştirebilir ve cerrahi yerine sistemik tedavinin öncelikli olmasına neden olabilir.
Multidisipliner Değerlendirme
Mide kanseri tedavisi tek bir branş tarafından planlanmaz.
Tanı tamamlandıktan sonra hastalar;
- Genel Cerrahi
- Gastroenteroloji
- Medikal Onkoloji
- Radyoloji
- Patoloji
- Nükleer Tıp
- Radyasyon Onkolojisi
uzmanlarından oluşan multidisipliner konseyde değerlendirilir.
Bu ekip çalışması sayesinde her hasta için en uygun tedavi sırası ve yöntemi belirlenir.
Bilmeniz Gerekenler
- 📌 Mide kanseri tanısı yalnızca endoskopi ve biyopsi ile kesinleştirilebilir.
- 📌 Patoloji raporu tedavi planının temelini oluşturur.
- 📌 HER2, MSI, PD-L1 ve Claudin 18.2 gibi moleküler testler kişiye özel tedavi seçimini sağlar.
- 📌 BT, PET-BT, MR, EUS ve laparoskopi hastalığın evresini belirlemek için kullanılır.
- 📌 En doğru tedavi planı multidisipliner ekip tarafından oluşturulur.